KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/15990 E., 2012/25676 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Söke 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 31.05.2011
- Numarası
- Esas no: 2009/47 Karar no:2011/202
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 23.10.2012 günü tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı-davalı kocanın kendi boşanma davasının reddine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece, davacı-davalı koca tamamen kusurlu kabul edilerek davasının reddine karar verilmiş ise de, tarafların, daha önce açmış oldukları boşanma davalarından karşılıklı olarak feragat edip, 22.01.2009 ile 02.02.2009 tarihleri arasında birlikte yaşadıkları, böylece karşılıklı olarak birbirlerinin kusurlarını affettikleri, an azından hoşgörü ile karşıladıkları, feragat tarihinden sonra ise yanlar arasında boşanmayı gerektirecek kusurlu bir davranışın varlığının kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır.
Durum böyleyken, mahkemece davacı-davalı kocanın boşanma davasının reddine karar verilmesi doğru olmakla birlikte, davacı-davalı kocanın tam kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamıştır. Ancak davacı-davalı kocanın boşanma davasının reddine dair hüküm sonucu itibarıyla doğru olduğundan ret gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK.md.438/son).
2-Davacı-davalı kocanın, davalı-davacı kadının boşanma davasının kabulüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yukarıdaki bentte açıklandığı üzere, 22.01.2009 tarihinde gerçekleşen karşılıklı feragatten sonra tarafların boşanmayı gerektirecek kusurlu bir davranışları kanıtlanmamıştır. Davalı-davacı kadının boşanma davasının reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/15990, K. 2012/25676, 23 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama