KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/16307 E., 2012/25678 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Çivril Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 30.3.2011
- Numarası
- Esas no:2009/176 Karar no:2011/139
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "nafaka artırımı" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı koca tarafından; nafakalar yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise; boşanma davası ve fer'ileri yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 23.10.2012 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı S..K..ile vekili gelmediler. Karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı A.. K.. vekili Av. N..V..geldi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı kocanın tüm, davalı-davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden; davacı koca tarafından Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı olarak davalı kadın aleyhine açılan boşanma davası, davalı kadının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ve bu karar 08.12.2005 tarihinde kesinleşmiştir. Bu tarihten sonra taraflar bir araya gelmemiş, davalıdan kaynaklanan boşanmayı gerektirecek yeni bir kusurlu bir davranış da kanıtlanamamıştır.
Retle sonuçlanan ilk davayı açmak suretiyle boşanma nedeni yaratan ve fiili ayrılık döneminde başka bir kadınla yaşamak suretiyle sadakatsiz davranışlar içerisine giren davacı koca tamamen kusurludur. Durum böyleyken, mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı-davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/16307, K. 2012/25678, 23 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama