KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/1640 E., 2012/6386 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2012
- Mahkemesi
- Bakırköy 4. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 14.6.2010
- Numarası
- Esas no:2008/774 Karar no:2010/449
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından kocanın boşanma davası ve kendi davası yönünden; davacı koca tarafından ise tazminat ve nafaka yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 20.3.2012 günü duruşmalı temyiz eden davalı D. E.. ile vekili Av. P. Y..ve karşı taraf temyiz eden davacı H. E..vekili Av. G.A.. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı kadın 19.3.2009 tarihinde harcı verilerek karşı boşanma davası açmıştır. Mahkemece karşı dava süresinde açılmadığı gerekçesiyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karşı dava süresinde açılmamış olsa dahi ret kararı verilmeyip esasen tefrik edilmesi gerekir. Ancak karşı dava da boşanmaya ilişkin olduğuna göre davalardan biri hakkında verilecek hüküm diğerinin sonucunu etkileyecektir. Bu itibarla aralarındaki bağlantı nedeniyle tefrik edilse dahi birleştirilmesi gerekecektir. O nedenle dava ve karşı davanın birlikte görülmesi ve delillerin birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi usul ekonomisine uygun düşecektir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki düzenleme (md.133/2, 166/1-4) davaların birleştirilmesine ve birlikte görülmesine engel değildir. Bu sebeple tefrik kararı da verilmeyip davaların birlikte görülmesi ve taraf delillerinin birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/1640, K. 2012/6386, 20 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama