KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/16776 E., 2012/13395 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Şabanözü Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 5.5.2011
- Numarası
- Esas no:2010/109 Karar no:2011/57
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece davalı koca ağır kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmişse de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacı kadının, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, davalı kocanın ise birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda davacı kadının daha ağır kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerekir.
Hal böyleyken davalı kocanın daha ağır kusurlu kabul edilmesi doğru değilse de, Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi şartlarının oluşması nedeniyle verilen boşanma kararı sonucu itibarıyla doğru olup, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile boşanmaya ilişkin hükmün gerekçesinin değiştirilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiş (HUMK. md. 438/son) ve aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
2- Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların aynı zamanda kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği de anlaşılmaktadır. Davalı koca yararına Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları oluşmuştur. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davalı yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/16776, K. 2012/13395, 16 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama