KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/17004 E., 2012/14038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Alanya 3. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 03.03.2011
- Numarası
- Esas no:2009/170 Karar no:2011/124
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı (kadın) tarafından; mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talebin ve nafaka talebinin reddi, manevi tazminatın miktarı ve vekalet ücreti, davalı -davacı (koca) tarafından ise boşanma ve fer'ilerine yönelik temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı (kocanın) tüm, davacı-davalı (kadının) aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davacı-davalı (kadın), boşanma davasına ilişkin dilekçesinde tarafların evlilik birliği içerisinde edindikleri malları, edinilmiş mallara katılma rejimi hükümleri çerçevesinde tasfiyesini talep etmiştir. Başvurma harcı yatırılmıştır, dava dilekçesiyle birlikte alınan başvurma harcı bu dilekçede yer alan tüm talepleri kapsar. Boşanma davasının eki niteliğinde olmayan mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talep, nispi harca tabidir.
Nispi peşin harcının tamamlattırılması (Harçlar Kanununun md. 30.32); harç tamamlandığı takdirde, boşanmaya ilişkin karar kesinleşmedikçe bu talebin incelenme olanağı bulunmadığı hususu da gözetilerek bu talebe ilişkin davanın tefriki ile boşanmanın sonucunun beklenilmesi gerekirken harç eksiği tamamlanmadan bu konuda da yargılamaya devam edilerek davacı-davalı (kadın) aleyhine kesin hüküm oluşturacak şekilde ret hükmü kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Davacı-davalı kadın dava dilekçesinde evlilik birliği içinde edindikleri malların edinilmiş mallara katılma rejimi çerçevesinde tasfiyesini istemekle birlikte; soyut bu cümlesi dışında malların neler olduğunu, tasfiyenin ne şekilde yapılmasını, tasfiye alacağı miktarını açıklamamıştır. Somutlaştırılmış, gerektiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu 31. maddeki "hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü" çerçevesinde somutlaştırılabilecek bir talebi de bulunmamaktadır. Bu soyut talep dava haline getirilemez. Bu konuda usulüne uygun bir dava bulunmadığını tespit eden mahkeme hükümü isabetlidir. Hükmün bütünüyle onanması gerektiğini düşünüyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/17004, K. 2012/14038, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama