KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/173 E., 2012/4114 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Kocaeli 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 7.10.2010
- Numarası
- Esas no:2009/952 Karar no:2010/1020
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı (koca) tarafından; "ağır kusurlu" kabul edilmesine ilişkin gerekçesi, davacı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat ve yoksulluk nafakası yönünden, davacı tarafından da; tazminatlarla ilgili faiz yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 28.02.2012 günü duruşmalı temyiz eden davalı Ü. T.. vekili Av. N. Ö.. geldi. Karşı taraf temyiz eden davacı G. T.. ile vekilleri gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır.
Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusur bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır. Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı orantısız ve çoktur.
Daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
3-Davacının temyiz itirazlarına gelince; Davacı, tazminatlar için yasal faiz talebinde de bulunmuştur. Bu istek hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, hüküm tesis edilmemiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/173, K. 2012/4114, 28 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama