KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/17447 E., 2012/14581 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Saruhanlı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 17.05.2011
- Numarası
- Esas no:2010/13 Karar no:2011/115
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; tazminatların miktarı yönünden, davalı koca tarafından ise, boşanma davasının kabulü ve fer'i hükümleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Davalı kocanın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b- Boşanma sonucunda velayet kendisine verilmeyen eşle çocuk arasındaki kişisel ilişki düzenlenmesinde çocuğun yararı üstün tutulmakla birlikte, ana ve babalık duygusunun tatmininin de gözetilmesi gereklidir. Bu bakımdan velayeti anneye verilen çocukla baba arasında her ayın ilk haftası cumartesi ve üçüncü haftası pazar günü 9.00 ile 17.00 saatleri arasındaki kişisel ilişki gerek çocuk, gerekse baba bakımından yetersiz olmuştur. Bu nedenle, davalı babanın talebi de gözetilerek daha uygun genişlik ve süreyle kişisel ilişki düzenlemesi yapılması gerekirken; bu konuda yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir.
2- Davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesi gelince:
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Borçlar Kanununun 42 ve 44. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK .md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/17447, K. 2012/14581, 31 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama