KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/17738 E., 2012/14057 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ankara 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 15.06.2011
- Numarası
- Esas no:2010/952 Karar no:2011/904
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadının kabul edilen, davalı-karşı davacı kocanın reddedilen boşanma davaları ile kadının kabul edilen ziynet alacağı talebi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-karşı davalı kadın ziynet eşyalarıyla ilgili alacak davasında 2 adet 7 gram 14 ayar yüzük için talepte bulunduğu ve bilirkişi raporunda da bu talep doğrulandığı halde tefhim olunan kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında bu ziynetler yerine 2 adet 7 gram 14 ayar bileziğin aynen iadesine karar verilmesinin maddi yazım hatasına dayandığının;
kararda 2 adet 7 gram 14 ayar olarak tanımlanan ziynetlerin ise "bilezik" olmayıp talep edildiği gibi "yüzük" niteliğinde ziynet olduğunun ve bu maddi hatanın yerel mahkemesince mahallinde düzeltilebilmesinin mümkün olduğunun anlaşılmış bulunmasına göre davalı- karşı davacı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ziynet eşyalarına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Yapılan yargılama ve toplanan delillerden eşlerin 19.11.2009 tarihinden beri ayrı yaşadıkları hususunda ihtilaf yoktur. Davalı-karşı davacı koca 22.04.2010 tarihinde ihtar isteğinde bulunmuş, mahkemenin ihtar kararı davacı-karşı davalı kadına 22.05.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Gönderilen ihtarın yasaya uygun olduğu anlaşılmaktadır.
İhtar kararının tebliğ edilmesinden sonra kadının 07.07.2010 tarihinde Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı olarak kocanın da 27.07.2010 tarihinde terke dayalı karşı boşanma davası açtıkları anlaşılmaktadır. Fiili ayrılığa neden olan olayların niteliği ve fiili ayrılığın süresi gözönüne alındığında davalı- karşı davacı kocanın terk ihtarı çekmesinde iyiniyet (TMK. md. 2) kurallarına aykırı hareket etmiş olduğundan söz edilemez.
Buna karşılık kadının ihtar kararını aldıktan sonra Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesine dayalı bu davayı açması ihtarı etkisiz bırakmaya yönelik olup, iyiniyet kurallarına aykırıdır. Bu nedenle davacı- karşı davalı kadının açtığı boşanma davasının kadına ihtara uymama hakkını verdiği söylenemez. Davacı- karşı davalı kadın ortak konuta dönmemekte haklılığını ispat edememiştir.
Gerçekleşen bu durum karşısında; mahkemece kadının Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı davasının reddi, kocanın terke dayalı karşı davasının kabulüyle boşanmaya karar verilmesi gerekirken; tarafların boşanma davaları hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/17738, K. 2012/14057, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama