KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/17844 E., 2012/17523 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Çumra Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 9.6.2011
- Numarası
- Esas no:2010/63 Karar no:2011/295
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle toplanan delillerden davalı-davacının ev işleri ile yeteri kadar ilgilenmediği, bu şekilde birlik görevlerini yerine getirmediği, kadının cep telefonuyla başka bir erkekle mesajlaşıp görüşmek suretiyle güven sarsıcı davranış içine girdiği; buna karşılık, davacı-davalı kocanın ise, güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu ve eşine hakaret ettiği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu olaylar karşısında boşanmaya neden olan olaylarda her iki tarafın eşit oranda kusurlu kabul edilmelerinin gerekmesine, kocanın ve ailesinin isteği üzerine davalı-davacı kadının evden ayrılırken kocasını telefon ile arayarak "ailem beni götürüyor gel görüşelim" şeklindeki beyanınında kocanın kusurlu davranışlarının affedilmesi olarak kabul edilemeyeceğine göre; davalı-davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Yukarıda birinci bentte açılandığı gibi boşanmaya neden olan olaylarda taraflar eşit kusurludur. Eşit kusurlu eş yararına ise manevi tazminat verilemez. Durum böyleyken davacı-davalı koca yararına Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi kapsamında manevi tazminata kararı verilmesi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir. 3-Davalı-davacı kadın yukarıda açıklandğı gibi, boşanmaya neden olan olaylarda daha ağır kusurlu değildir. Ev hanımı olarak, boşanmakla yoksulluğa düşeceği de anlaşılmaktadır. Bu durumda; davalı-davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 175. maddesi gereğince uygun miktarda yoksulluk nafakası takdir edilmemesi de doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/17844, K. 2012/17523, 25 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama