KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/18166 E., 2012/30659 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Manisa 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 09.06.2011
- Numarası
- Esas no:2011/63 Karar no:2011/335
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Küçük R.9.8.2009 doğumlu olup, evlilik dışı ilişkiden dünyaya gelmiş, annesi tarafından doğumdan bir gün sonra (10.8.2009) tarihinde kuruma teslim edilmiş, kurumca da 17.11.2009 tarihinde de bir başka aileye "gelecekte evlat edinilmesi amacıyla" geçici bakım sözleşmesiyle teslim edilmiştir. Davacı kurum, evlat edinmede ananın rızasının bulunduğunun tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece; evlat edinmede ana ve babanın rızasının aranmamasına karar verilmiş, kararı davalı anne temyiz etmiştir.
İstek, evlat edinmede ananın rızasının bulunduğunun tespitine ilişkindir. R. küçüğün ana ve babasının oturdukları yer mahkemesinde sözlü veya yazılı olarak açıklanarak tutanağa geçirilir (TMK. m. 309/2). Bu şekilde verilen rıza, evlat edinenlerin adları belirtilmemiş veya evlat edinenler henüz belirlenmemiş olsa dahi geçerlidir (TMK. m.309/3). Rıza küçüğün doğumunun üzerinden altı hafta geçmeden önce verilemez (TMK. m. 310/1).
Bu yasal düzenlemelere göre, ananın, küçüğü kuruma teslim için başvuruda bulunurken, dilekçesinde "evlat edinilmesine rıza gösterdiğini" belirtmiş olması, geçerli bir rıza beyanı niteliğinde değildir. Yasa, rıza beyanının mahkeme önünde sözlü veya yazılı olarak açıklanmasını aramış ve küçüğün doğumunun üzerinden altı hafta geçmeden önce verilen rızaya sonuç bağlamamıştır.
Şu halde, davalı annenin mahkemeye değil de, kuruma başvururken dilekçesinde rıza gösterdiğini açıklamış olmasının bir geçerliliği yoktur.
Öte yandan, Yasa, kuruma, rızanın bulunduğunun tespiti için mahkemeye başvuruda bulunma yetkisi tanımamış, 311. maddedeki koşulların varlığı halinde ana ve babadan birinin rızası eksik ise, ve 312. maddenin (1.) fıkrası gereğince "rızanın aranmaması kararı isteme" yetkisi vermiştir. Başka bir ifade ile yasa olumsuz durumu düzenlemiştir. Bu husus gözetilmeden isteğin reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2- İstek küçüğün evlat edinmesine ananın rızasının bulunduğunun tespiti olduğu halde, istek dışına çıkılarak "ana ve babanın rızasının aranmamasına" karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/18166, K. 2012/30659, 17 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama