KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/18998 E., 2012/15133 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Merzifon Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 14.04.2011
- Numarası
- Esas no:2009/185 Karar no:2011/223
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı -davacı kocanın dava dilekçesinde davacı-davalı kadının ortak konutu terk etmesinden söz etmesi, terk olgusu bir terk ihtarına dayandırılmadıkça dilekçeyi Türk Medeni Kanununun 164. maddesi uyarınca terk nedenli bir boşanma davası haline getirmez. Davalı-davacı koca gerek dilekçesinde, gerekse yargılama aşamalarında; bir terk ihtarı varlığı ve girişiminden söz etmemiştir.
Davalı-davacı koca dilekçesinde eşinin konutu haksız olarak terkettiğini görevlerini yapmadığını; kusurlu davranışlarıyla birliğin devamını çekilmez hale getirdiğini de belirtmektedir. Olayları açıklamak taraflara hukuki olarak niteleme ise hakime aittir (HUMK. md. 74, 04.06.1958 tarihli 15/6 sayılı Y. İBK.).
Bu durumda; davalı-davacı kocanın davasını Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesindeki evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davası olarak nitelendirmek gerekir. Dilekçede bir ihtar kararına dayanılmaksızın soyut terk olgusundan söz edilmesi, Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesinden açılmış davayı çelişkili hale getirmez.
Açıklanan nedenlerle mahkemece toplanan delillerin davalı-davacı kocanın Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesine dayandığı belirtilen davası çerçevesinde değerlendirilip, gerçekleşecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, kocanın boşanma davası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş; bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/18998, K. 2012/15133, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama