KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/19520 E., 2012/15300 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Pazaryeri Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 31.03.2011
- Numarası
- Esas no:2010/33 Karar no:2011/24
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından tazminatlar yönünden; davalı koca tarafından ise hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı kocanın eşine cinsel yönden şiddet uyguladığı ispat edilememiş ise de, boşanmaya neden olaylarda birlik görevini yerine getirmeyen kocanın tamamen kusurlu olduğunun anlaşılmasına; boşanma davalarında vekalet ücretinin boşanma talebinin kabul veya ret edilmesi durumuna göre takdir edileceğinden, boşanmanın fer’i (eki) niteliğinde olan nafaka ve tazminat taleplerinin kabul veya reddi nedeniyle ayrıca vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin tabii olmasına göre; davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür.
Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha fazla ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/19520, K. 2012/15300, 6 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama