KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/19572 E., 2012/28338 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından; tazminatların miktarları yönünden, davalı tarafından ise; kusur belirlemesi, tazminatların miktarları, kişisel ilişki, ihtiyati tedbir kararı ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 27.11.2012 günü duruşmalı temyiz eden davalı ... ile vekili gelmedi. Karşı taraf temyiz eden davacı ... Merpez vekili Av. ... geldi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanma davası içinde talep edilen ve hüküm altına alınan Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddelerinden kaynaklanan ve boşanmaya bağlı ikincil taleplerden olan tazminatların reddi veya kabulü halinde taraflar lehine ayrıca vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinin tabii bulunmasına göre davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmanın eki niteliğindeki tazminatlar boşanma hükmünün kesinleşmesi ile muaccel (ödenir) hale gelir. Faize de bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren tazminatlara faiz yürütülmesi doğru olmamıştır.
3-Velayeti davacı anneye bırakılan 2005 doğumlu müşterek çocuk Aytekin ile davalı baba arasında, ayda sadece bir kez şahsi ilişki tesisi doğru olmadığı gibi, çocuğun yaşı nazara alındığında baba yanında yatılı kalmasına imkan verecek şekilde kişisel ilişki kurulmaması da isabetsiz olmuştur. Öte yandan her yıl Temmuz ayında kurulan kişisel ilişkinin başlangıç ve bitiş saatlerinin gösterilmemesi de infazda duraksamaya yol açacaktır. Hüküm bu yönüyle de usul ve yasaya yakırıdır.
Ancak yukarıda ikinci ve üçüncü bentlerde sözü edilen kanuna aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu bölümlerinin düzeltilmesi gerekmiştir (HUMK.438/7).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/19572, K. 2012/28338, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama