KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/20149 E., 2012/16120 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ankara 11. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 16.06.2011
- Numarası
- Esas no:2010/465 Karar no:2011/867
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı (koca) tarafından; kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi, davalı (kadın) tarafından ise kusur belirlemesi, nafaka ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davalı kadın yoksulluk nafakası isteminde bulunmuştur. Davalının ekonomik sosyal durum tespitinin yapıldığı tutanakta tezgahtar olarak 600 TL. ücretle çalıştığı belirtilmişse de, davalı tanığı K.Ç. davalının çalışmadığını beyan etmiştir. Dosyada bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarından davalının 2009/ yılının 5, 6, 7 ve 8. aylarında sigortalı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalı kadının düzenli, sürekli ve yeterli bir geliri bulunmadığı ve boşanmayla yoksulluğa düşeceğinin kabulü gerekir.Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK.m.175).
Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, yeterli bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdir edilmesi gerekirken, isteğin reddi doğru görülmemiştir.
3- Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/20149, K. 2012/16120, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama