KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/20212 E., 2012/16402 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ödemiş 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 10.06.2011
- Numarası
- Esas no:2009/493 Karar no:2011/271
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki boşanma ve nafaka davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı (koca) tarafından; kadının birleşen nafaka davası, boşanma davasındaki kusur belirlemesi, velayet, kendi manevi tazminat talebi ve kadın lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalının velayete ve boşanma davası içerisinde bu dava süresince kadın ve çocuk için takdir edilen tedbir nafakasına ilişkin temyiz itirazları yersizdir.
2- Diğer yönlere ilişkin temyizine gelince;
a) Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilmişlersede, kocanın mahkemece tespit edilen kusuru yanında, davalı-davacı kadının da güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, davalı-davacı kadın, daha fazla kusurlu kabul edilmesi gerekirken, tarafların kusurlarının eşit kabul edilmesi ve buna bağlı olarak davalı-davacı kadın yararına yoksulluk nafakası takdir edilmesi ve davacı-davalı kocanın da manevi tazminat isteğinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
b) Yukarıda açıklanan sebeple güven sarsıcı davranışta bulunduğu gerçekleşen, bu sebeple ayrı yaşamakta haklı bulunmayan kadının bağımsız olarak açtığı birleştirilen nafaka davasında kendisinin nafaka isteğinin reddi gerekirken, kabul edilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/20212, K. 2012/16402, 14 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama