KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/20312 E., 2012/15080 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ferizli Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 14.06.2011
- Numarası
- Esas no:2010/55 Karar no:2011/79
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından, maddi tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı tarafından ise kadın lehine hükmedilen manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacının temyiz itirazlarına gelince;
a) Mahkemece, 27.07.2010 tarihli oturumda ara kararı ile davacı yararına dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık 100 TL. tedbir nafakası takdir edilmiş, 18.01.2011 tarihli oturumda ise bu nafakanın 18.11.2011 tarihinden itibaren kaldırılmasına karar verilmiştir. Oysa nihai hüküm 14.06.2011 tarihinde tesis edilmiş, nihai hükümde de davacının tedbir nafakası isteğinin reddine karar verilmiştir.
Ara kararı ile dava tarihinden geçerli olmak üzere tayin edilen tedbir nafakasının, 18.01.2011 tarihli oturumda "18.11.2011 tarihinden itibaren kaldırılmasına" karar verildiği halde, bu ara kararına aykırı düşecek ve takdir edilmiş olan tedbir nafakasının tahsil edilmiş ise geri istenmesi sonucu hasıl edecek şekilde nihai hükümde "tedbir nafakası isteğinin reddine" şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuş; bozmayı gerektirmiştir.
b) Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür.
Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak davacı yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
c) Davacının düzenli, sürekli bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, bir giyim mağazasındaki dava sırasındaki çalışmasının da sürekli olmayıp "part - time" (yarı zamanlı) çalışma niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Davacının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. Bu durumda; davacı yararına boşanma hükmünün kesinleşmesinden geçerli olmak üzere davalının mali gücü ile orantılı uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/20312, K. 2012/15080, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama