KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/20612 E., 2012/15840 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Yunak Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 08.06.2011
- Numarası
- Esas no:2010/180 Karar no:2011/229
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı koca tarafından; kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar, davalı-davacı kadın tarafından ise kocanın boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı kocanın temyiz itirazları yersizdir. 2- Davalı-davacı kadının temyizinin incelenmesine gelince;
a- Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, boşanmaya neden olan olaylarda başka kadınla ilişkisi ve çocuğu olduğunu söyleyip eşini baba evine bırakan davacı-davalı kocanın, evlilikten önceki gayri resmi birlikteliklerini kocasından saklayan davalı-davacı kadına göre daha ziyade kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Durum böyleyken tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de, davacı-davalı kocanın boşanma davası yönünden de Türk Medeni Kanunun 166/2. maddesi koşulları gerçekleştiğine göre kocanın boşanma davasının kabul kararı bu sebeple sonucu itibariyle doğru olduğundan boşanma kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerekmiş (HUMK. m. 438/son) ve davalı-davacı kadının bu yöne ilişkin temyiz itirazları ile nafaka miktarına yönelik temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
b- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Borçlar Kanununun 42 ve 44. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK .md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/20612, K. 2012/15840, 11 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama