KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/21005 E., 2012/16701 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sultanhisar Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 6.9.2011
- Numarası
- Esas no:2009/53 Karar no:2011/92
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve velayetler yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre; davalı-davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yoksulluk nafakası ve velayet yönünden temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, her ne kadar tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilmişse de; yapılan araştırma ve toplanan delillerden, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davacı-davalı kadının sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği; buna karşılık davalı-davacı kocanın da birlik görevlerini ihmal ettiği anlaşılmaktadır. Tarafların gerçekleşen bu kusur durumlarına göre; boşanmaya neden olan olaylarda davacı-davalı kadının daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Durum böyleyken; mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine göre de davalı-davacı kocanın maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK.md.174/2) tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Velayet düzenlemesi; boşanma kararının bir sonucu olduğundan; velayete tabi çocuk için kararlaştırılan iştirak nafakasına boşanma hükmünün kesinleşmesinden geçerli olarak karar verilmesi gerekir. Bu nedenle, iştirak nafakasının dava tarihinden başlatılması doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/21005, K. 2012/16701, 18 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama