KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/21766 E., 2012/18030 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Kocaali Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 06.09.2011
- Numarası
- Esas no:2009/221 Karar no:2011/200
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, manevi tazminat ve ziynet alacağı; davalı koca tarafından ise nafaka miktarları ve velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kocanın tüm temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadının temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemeye gelince;
Eşler evlilik birliğinin devamı süresince birbirlerine sadık kalmak zorundadırlar (TMK m. 185/3). Toplanan delillerden davalı kocanın başka kadınla yaşadığı, eşine şiddet uyguladığı, hakaret ettiği, boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusurlu olduğu ve bu davranışlarının davacı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
3-Davacı kadına düğünde takılan ziynet eşyalarının, davalı koca tarafından satılarak tarla ve fındık toplama makinesi alımında kullanıldığı tanık beyanları ile sabit olup, taleple bağlı kalınarak ziynet alacağının kabulü gerekirken yazılı şekilde reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/21766, K. 2012/18030, 28 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama