KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/2186 E., 2012/1453 K.·Davalı-davacı
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Dava türü
- Boşanma-Velayet
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusura ilişkin gerekçesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davacı hem “evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK.md.166/1-2) hem de “terk (TMK.md.164)” hukuksal nedenlerine dayalı olarak boşanma davası açmıştır. Terk ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenlerine birlikte dayanılamaz. Zira terk ihtarı çıkan eş ihtarla eşinin önceki kusurlu davranışlarını affetmiş sayılması gerekeceğinden, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayanmak imkanını yitirir.
Diğer yandan da, terk ihtarının da iyiniyete (TMK.md.2) dayanmadığı ortaya çıkmış olur. İyiniyete dayanmadığı bir başka anlatımla samimi olmadığı anlaşılan terk ihtarı da sonuç doğurmaz. Açıklanan nedenlerle, terk ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenlerine dayalı her iki davanın da mahkemece reddine karar verilmesi gerekirken.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2.maddeye dayalı davanın kabul edilerek boşanmaya karar verilmesi hatalı olmuşsa da; boşanma hükmü temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olduğundan; bu husus bozma nedeni yapılmamış, eleştiri yapılmakla yetinilmiştir.
2-Davacı-davalı kocanın temyiz itirazlarına yönelik incelemeye gelince;
Davacı-davalı koca, Türk Medeni Kanununun 166/1-2.madde uyarınca verilen boşanma kararını temyiz etmeyerek, boşanma sebebini kabul etmiş duruma düşmüştür. Bu durumda; kusur ve kusura bağlı olarak hükmedilen nafaka ve tazminat taleplerine yönelik temyiz incelemesinin Türk Medeni Kanununun 166/1-2.madde uyarınca açılan dava için toplanan delillere göre yapılması zorunluluğu oluşmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına ve boşanmaya neden olan olaylarda; davacı-davalı kocanın birlik görevlerini ihmal ettiği, ailesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kaldığı ve eşini evden kovduğu sabit olmuştur. Bu durumda, yukarıda açıklandığı gibi, davacı-davalı koca ihtarla önceki olaylara dayanma imkanını yitirmiş olduğundan; kusur tamamen davacı-davalı kocadadır.
Mahkemece, gerçekleşen bu duruma uygun olarak davalı-davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş olduğunun anlaşılmasına göre; davacı-davalı kocanın tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/2186, K. 2012/1453, 26 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama