KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/22108 E., 2012/18447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Cihanbeyli Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 29.09.2011
- Numarası
- Esas no:2011/57 Karar no:2011/474
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanma hükmünün ilk oturumda dinlenen davacı tanıkları ile davalının 17.05.2011 tarihli oturumda dinlenen tanık beyanları esas alınarak verildiğinin anlaşılmasına, davacının sonradan bildirdiği ikinci tanık listesindeki tanıklarının dinlenmemiş olmasında usule aykırılık bulunmamasına, gerçekleşen duruma göre, davalının da, annesi ve kardeşinin davacıya hakaretlerine kayıtsız kalmakla, az da olsa kusurlu olmasına ve boşanma kararının Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesine dayalı olarak verilmiş bulunmasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Hükmün ikinci maddesinde "davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine" karar verilmiş sonraki dördüncü ve beşinci maddelerinde bu defa "7.500 TL. maddi, 7.500 TL. manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. Bu haliyle hüküm kendi içinde çelişkilidir.
Dördüncü ve beşinci maddelerdeki tazminatların "davalı yararına" hükmedildiği düşünülebilir ise de, aynı durum hükmün gerekçesinde de tekrar edildiğine göre bu çelişkinin yazım hatası niteliğinde olduğu kabul edilemez. Hüküm, çelişik fıkraları ihtiva ettiğine göre, bu durum tek başına bozma sebebi oluşturur. Mahkemece yapılacak iş, tarafların tazminat istekleri hakkında yeniden hüküm kurmaktan ibarettir.
Açıklanan şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, bu yön tazminatların esası incelenmeden tek başına bozma sebebi kabul edilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/22108, K. 2012/18447, 3 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama