KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/2402 E., 2012/8124 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Eskişehir 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 9.12.2010
- Numarası
- Esas no:2009/1144 Karar no:2010/1285
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm her iki dava yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 3.4.2012 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı S. T. vekili Av. O. B. geldi. Karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı E. T. ile vekili gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Türk Medeni Kanununun 150/1. maddesi "eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya onun tarafından veya onun bilgisi altında bir başkası tarafından aldatılarak evlenmeye razı olmuşsa" hükmünü içermektedir. Davacı-davalı kadının sekiz yıldır evli erkek sevgilisi olduğu, kürtaj olduğu yönündeki davalı-davacı kocanın tanık beyanları üçüncü kişilerden duyuma dayalı olup, görgüye ilişkin beyanları bulunmamaktadır. Davalı-davacı kocanın, eşinin namus ve onuru hakkında aldatıldığı hususu kanıtlanmamıştır. Açıklanan sebeple, evliliğin iptali davasının reddi gerekirken yazılı şekilde evliliğin iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı-davacı kocanın, eşinin iffeti hakkında ağır suçlamalarda bulunduğu, davacı-davalı kadının da tepkiyi aşar şekilde eşine ve eşinin kızkardeşine ağır hakaretlerde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-davalı kadın dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamının artık kanunen mümkün görülmemesine göre başanmaya (TMK.md.166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
3-Davalı-davacı kocanın 20.000 Euro alacak istemi karz akdine dayalıdır (B.K.m.306). Görev genel mahkemeye aittir. Bu istekle ilgili görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/2402, K. 2012/8124, 3 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama