KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/4184 E., 2012/1204 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Düzce Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 07.10.2010
- Numarası
- Esas no: 2009/358 Karar no:2010/669
Karar Metni
231 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm her iki dava yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Toplanan delillerden; mahkemenin de kabul ettiği gibi tarafların birbirlerine karşılıklı olarak hakaret ettikleri, davalı-davacı kocanın davacı-davalı eşine karşı fiziksel şiddete de başvurduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece de her iki tarafın kusurlu, ancak davalı-davacı kocanın daha fazla kusurlu olduğunun belirtildiği; böylece, evliliğin devamında taraflar ve ortak çocuk için yarar kalmaması nedeniyle davalı-davacı kocanın boşanma davası bakımından Türk Medeni Kanununun 166/2.maddesindeki boşanma koşullarının gerçekleşmiş olduğu kabul edilmelidir.
Açıklanan nedenlerle; davalı-davacı kocanın davası da kabul edilmek suretiyle boşanmaya karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde mahkemenin de gerekçesine aykırı olarak davalı-davacı kocanın davasının reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre de, davacı-davalı kadın için hükmedilen yoksulluk nafakası ile velayeti anneye verilen ortak çocuk için kadın yararına hükmedilen iştirak nafakasına, boşanmanın fer’i (eki) olarak, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren hükmedilmesi gerekirken; karar tarihinden geçerli olarak hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/4184, K. 2012/1204, 24 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama