KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/5861 E., 2012/5062 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2012
- Mahkemesi
- Alanya 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 25.1.2011
- Numarası
- Esas no:2009/258 Karar no:2011/104
Karar Metni
241 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki "nafaka" ve "boşanma" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-davalı kadının bildirdiği deliller, kendi açtığı tedbir nafakası davasına ilişkin olup, kocanın açtığı birleştirilen boşanma davası yönünden birleştirme kararından sonra davacı-davalı kadına delillerini bildirmesi için mahkemece süre tanındığı ve davacı-davalı kadının da duruşma sırasında boşanma davası ile ilgili delillerini bildirdiği halde bu deliller toplanmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/5861, K. 2012/5062, 8 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama