KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/5888 E., 2012/3214 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Konya 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 1.2.2011
- Numarası
- Esas no:2010/137 Karar no:2011/69
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm kusur, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-davacı kadın yararına Konya 2. Aile Mahkemesinin 2007/955-285 sayılı dava dosyasında bağlanan 350.00 TL. tedbir nafakasının (TMK.md.197) kaldırılmasına ya da azaltılmasına yönelik bir davanın ve kararın bulunmadığının, mahkemece boşanma davası açılmakla ayrı yaşamakta haklı bulunan davalı-davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 169. maddesi gereğince tedbir nafakası takdir edildiğinin,
Türk Medeni Kanununun 169. maddesine göre tedbir nafakası verilmiş olmasının Konya 2. Aile Mahkemesinin dosyasında bağlanan nafakayı ortadan kaldırmadığının, ancak aynı döneme ilişkin mükerrer olmamak üzere tahsilinin mümkün bulunduğunun anlaşılmasına göre davacı-davalı kocanın tüm, davalı-davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı-davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Davalı-davacı kadının yoksulluk nafakasının ileriki yıllarda ÜFE oranında arttırılmasına ilişkin talebi (TMK.md.176/son) hakkında da olumlu ya da olumsuz karar verilmemiş olması da isabetsizdir.
4-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Borçlar Kanununun 42 ve 44. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK .md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/5888, K. 2012/3214, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama