KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/6089 E., 2012/3107 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
- Mahkemes i
- Tarsus Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 1.12.2010
- Numarası
- Esas no:2008/661 Karar no:2010/875
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki boşanma ve alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının ziynetlere ilişkin temyiz itirazları yersizdir. 2-Tarafların boşanma davasına ilişkin itirazlarına gelince;
Toplanan delillerden; davacı üniversite sınavını kazandığı halde davalı kocanın eşine öğrenim için yardımcı olmadığı, bu suretle Türk Medeni Kanununun 185/3. maddesinde yer alan yardım yükümlülüğünü ihlal ettiği, davacının ise eşini sevmediğini, onunla zorla evlendirildiğini söylediği ve tehdit niteliğinde sözler sarfettiği anlaşılmaktadır.
Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.
Gerçekleşen olaylar nazara alındığında davacı kadın daha fazla kusurlu ise de davalı kocanın da az da olsa kusuru gerçekleştiğine ve evlilik birliğinin devamında davalı bakımından da korunmaya değer bir yarar kalmadığı, Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesinde yer alan koşulların oluştuğu dikkate alındığında boşanmaya karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
KARŞI OY YAZISI
Toplanan delillere ve özellikle davalı kocanın davacı kadının üniversite sınavına girmesine yardımcı olduğu halde sınavı kazandığında öğrenim görmesine engel olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun kusur belirlemesine iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/6089, K. 2012/3107, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama