KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/6160 E., 2012/3570 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Antalya 4. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 26.01.2011
- Numarası
- Esas no:2010/495 Karar no:2011/101
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm kusur ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
2-Toplanan delillerden, davalı kadının eşini aşağılayıcı sözlerine karşılık; davacı kocanın da ortak konutu terk ederek birlikte yaşamaktan ve eşinin geçimiyle ilgili olarak onu komşularının yardımına muhtaç bırakmak suretiyle birlik görevlerini yapmaktan kaçındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda evlilik birliğinin sarsılmasına ve boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Durum böyleyken mahkemece davalı kadının daha fazla kusurlu olduğunun kabul edilmesi doğru olmadığı gibi, davalı "boşanmak istediğini" belirttikten sonra "zor durumda" olduğunu ifade ettiğine göre, nafaka isteğinin yoksulluk nafakasını (TMK.m.175) da içerdiğinin kabul edilerek, davalı kadının yoksulluk nafakası talebiyle ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/6160, K. 2012/3570, 22 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama