KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/6407 E., 2012/3425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Yeşilova Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 06.12.2010
- Numarası
- Esas no: 2009/29 Karar no:2010/158
Karar Metni
251 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı tarafından 04.04.2008 tarihinde davalı aleyhine terk nedenine dayalı olarak açılan boşanma davası 29.04.2008 tarihinde reddedilmiş ve karar 03.11.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Davanın reddinden sonra taraflar bir araya gelmemiş, davalının boşanmayı gerektirecek kusurlu bir davranışı kanıtlanamamıştır. Davalının kocası hakkındaki şikayetleri, şikayet konusu edilen eylemlerin bir kısmı ile ilgili olarak koca hakkında şahsi cezasızlık sebebiyle sonuçlandığına göre, asılsız isnat niteliğinde sayılamaz ve bundan dolayı davalı “kusurlu” kabul edilemez. Öyleyse, davanın reddi gerekirken, davalının yasal şikayet hakkını kullanması kusur kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/6407, K. 2012/3425, 21 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama