KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/7814 E., 2012/4905 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2012
- Mahkemesi
- Aydın Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 13.01.2011
- Numarası
- Esas no: 2010/443 Karar no:2011/20
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm , kusur, nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların müşterek çocukları Ebru için kısa kararda 100 TL.gerekçeli kararda 80 TL.iştirak nafakasına hükmedilerek çelişki yaratılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (6100 s. HMK. m.298/2) Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/ kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
KARŞI OY YAZISI
Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişki "tek başına" bozma sebebidir. Değerli çoğunluk ile aramızda kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olduğu konusunda bir çekişme yoktur. Düşüncemize göre, çelişki hükmün "tamamını" özürlü kılar. Çelişkili olmayan bölümlerin temyiz incelemesine tabi tutulabileceğine ilişkin değerli çoğunluğun görüşüne katılabilme olanağım bulunmamaktadır. Farklı düşünüyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/7814, K. 2012/4905, 6 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama