KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/7957 E., 2012/14327 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki boşanma ve karşı boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, her iki dava yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 29.05.2012 günü temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... ile karşı taraf davacı-karşı davalı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-davalı kadının hakaret ve itham eden davranışlarından sonra evlilik birliğinin sorunsuz devam ettiğinin anlaşılmasına göre davalı-karşı davacı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davacı karşı davalı kadının, ziynet eşyaları için faiz isteği bulunmadığı halde, yazılı şekilde faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir (HUMK. md. 438/7)
KARŞI OY YAZISI
Davacı-karşı davalı (kadın)'ın da, kocasına "şerefsiz" dediği ve hırsızlıkla itham ettiği yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu olaylardan sonra evlilik birliğinin taraflar arasında sorunsuz devam ettiğinin kabulüne yeterli delil bulunmamaktadır. Bu bakımdan, kocanın, eşini hoşgördüğü veya affettiği kabul edilemez. Sarfedilen sözlerin yıkıcı etkisi karşısında davalı-karşı davacı (koca)'da boşanma davası açmakta haklıdır. Karşı davanında kabulüne karar verilmesi gerekir. Hükmün bu sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğa bu yönden katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/7957, K. 2012/14327, 29 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama