KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/8497 E., 2011/23786 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Akseki Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 26.01.2011
- Numarası
- Esas no: 2009/36 Karar no:2011/10
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davalının boşanma hükmüne yönelik temyizinin incelenmesinde;
Toplanan delillerden; davalı kadının birlik görevlerini ihmal ettiği ve kardeşinin davacı kocasına şiddet uygulamasına tepkisiz kaldığı; buna karşılık davacı kocanın da davalı eşi ve eşinin ailesine ağır sözlerle hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, buna her iki tarafın açıklanan davranışlarının neden olduğu; taraflardan birinin kusurunun diğerinden üstün tutulamayacağı anlaşılmaktadır. Durum böyleyken, mahkemece boşanma kararı verilmesi doğru olmakla birlikte; davalı kadının daha ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamıştır. Ancak boşanma hükmü sonucu itibarıyla doğru olduğundan boşanma gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK.md.438/son).
2-Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur. Hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunu duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur (HMK.md.294/2,3). Hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir (HMK.md.297/2). Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (HMK.md.298/2).
Usul kuralları böyleyken; mahkemece, boşanma hükmü verildikten sonra, davalının boşanmanın fer’i (eki) niteliğinde olan nafakalar ve manevi tazminat talepleri hakkında “sair hususların gerekçeli kararda gösterilmesine” denilmek suretiyle uyuşmazlığın esasıyla ilgili olan bu talepler hakkında “kısa karar”da denilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilmesi işlemi yapılmamış; bunlara sadece gerekçeli kararda yer verilmiştir.
Belirtilen şekilde kısa kararla, gerekçeli karar arasında farklılık yaratılması, ilgili tarafın hukuki dinlenilme hakkı (HMK.md.27) na aykırılık oluşturan önemli bir usul hatası olup, bozmayı gerektirir. Mahkemece yapılacak iş davalının talep ettiği nafakalar ve manevi tazminat hakkında verdiği hükmü kısa kararda açıklaması kısa karara uygun gerekçeli karar oluşturmak suretiyle yeniden karar vermekten ibarettir.
Açıklanan nedenlerle hükmün nafakalar ve manevi tazminata ilişkin bölümünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/8497, K. 2011/23786, 28 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama