KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/8697 E., 2012/6288 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2012
- Mahkemesi
- Bakırköy 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 24.02.2011
- Numarası
- Esas no:2009/410 Karar no:2011/105
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı - davalı kocanın red edilen boşanma davası, kusur, yoksulluk nafakası, manevi tazminat, ziynet ve eşya alacağı ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-davacı kadının karşılık davası nedeniyle verilen boşanma hükmünün taraflarca temyiz edilmeyerek evliliğin 28.03.2011 tarihinde sona erdiğinin anlaşılmasına göre davacı-davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Aynen iadesine karar verilen ziynet ve eşyaların cins, nitelik, miktar ve değerleri infaza uygun şekilde ayrı ayrı gösterilmemiş, dava dilekçesi ve bilirkişi raporuna atıf yapılarak hüküm kurulmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin (2). fıkrasında: hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyunadırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. maddesinin (2.) fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu düzenlemeye göre; dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir.
Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/8697, K. 2012/6288, 19 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama