KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/9096 E., 2012/18412 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Bodrum 3. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 06.12.2010
- Numarası
- Esas no:2007/296 Karar no:2010/442
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı koca tarafından; kadının boşanma davası, kusur belirlemesi, velayet, nafakalar ve tazminatlar, davalı-davacı kadın tarafından ise tazminatlar ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 03.07.2012 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı D. K. vekili Av. M.B. A. ve karşı taraf duruşmalı temyiz eden F.K. vekili Av. A.M. Y. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-davacı kadın ve müşterek çocuk D. için hükmedilen tedbir nafakalarının dava tarihi olan 21.03.2007 tarihinden itibaren hükmedildiğinin anlaşılmasına göre davacı-davalı kocanın tüm, davalı davacı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK .md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/9096, K. 2012/18412, 3 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama