KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/9267 E., 2012/18411 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- İzmir 5. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 23.2.2011
- Numarası
- Esas no:2010/1188 Karar no:2011/157
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı kadın tarafından; kocanın kabul edilen zinaya dayalı boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar, davalı-davacı koca tarafından ise; kadının kabul edilen boşanma davası, manevi tazminat miktarı ve iştirak nafakası yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 3.7.2012 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı D.G. vekili Av. H.
Ü. ile Av. F.K. ve karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı L. H. G. vekili Av. M.Y. geldiler.Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı-davacı kocanın tüm, davacı-davalı kadının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece davacı-davalı kadının sadakatsiz olduğu kabul edilerek davalı-davacı kocanın zina nedenine dayalı boşanma davası kabul edilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden sadakatsizlik hususunun ıspatlanamadığı ancak, davacı-davalı kadının güven sarsıcı davranışlarının olduğu, eşine ağır sözlerle hakaret ettiği ve parası için evlendiğini söylediği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit derecede kusurlu olduklarının kabulü gerekir.
Hal böyle iken davacı-davalı kadın sadakatsiz kabul edilerek davalı-davacı kocanın zina nedenine dayalı boşanma davasının kabulü doğru değil ise de,davalı-davacı kocanın Türk Medeni Kanunun 166/1. maddesine dayalı şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşanma davasının da bulunduğu, tarafların aynı oranda kusurlu olduğu gerçekleştiğine göre, davalı-davacı kocanın boşanma davasının kabulü bu sebeple sonucu itibariyle doğru olup, hükmün gerekçesinin değiştirilmek suretiyle onanmasına (HUMK.md.438/son) karar verilmesi gerekmiştir.
3-Yukarıda 2'nci bentte açıklandığı gibi tarafların boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurlu olduğu anlaşıldığına göre Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi şartları oluşmadığı halde davalı-davacı koca yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır. 4-Toplanan delillerden davacı-davalı kadının boşanma sebebiyle yoksulluğa düşeceği anlaşılmış ve Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları oluşmuştur. Davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/9267, K. 2012/18411, 3 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama