KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/9901 E., 2012/7679 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2012
- Mahkemesi
- Söke 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 10.02.2011
- Numarası
- Esas no:2009/514 Karar no:2011/56
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davalarının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kocanın reddedilen boşanma davası ile kusur, velayet, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden, davalı-davacı kocanın sürekli şiddetine, birlik görevlerini yerine getirmemesine, aşırı borçlanıp icra takibine maruz kalmasına ve kumar alışkanlığı olmasına karşılık, davacı-davalı kadının da eşinin annesine saygısız davranıp onu evden kovduğu ve güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda; her iki eş de kusurlu olmakla birlikte, davalı-davacı kocanın daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Her iki eş de boşanmayı istediğine ve böylece evliliğin devamında taraflar ve ortak çocuk için yarar kalmadığına göre davalı-davacı kocanın boşanma davası bakımından Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesinde belirtilen boşanma koşulları gerçekleşmiş olup; davalı- davacı kocanın boşanma davasının da kabulü gerekir.
Ne var ki, davacı-davalı kadının kabul edilen davasında verilen boşanma hükmü temyiz edilmeyerek kesinleşmiş; davalı-davacı kocanın boşanma davasında, boşanma isteminin konusu kalmamıştır. Kocanın boşanma davasında boşanma istemi konusuz kalmakla birlikte, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden bir karar verilmesi gerekir. Davalı-davacı kocanın boşanma davası hakkında açıklanan yönler gözönüne alınarak bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/9901, K. 2012/7679, 29 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama