KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/10149 E., 2013/3061 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Ankara 9. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 21.11.2011
- Numarası
- Esas no:2011/1327 Karar no:2011/1470
Karar Metni
245 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Tebligat Kanununun 20, 21 ve özellikle tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi uyarınca muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir.
Gösterilen şekil geçerlilik koşuludur.(Y.H.G.K.nun 29.12.1993 tarihli 1993/18-778-876 sayılı kararı) Olayımızda dava dilekçesinin ve ilk duruşma gününün davalıya tebliğine ilişkin belgede muhatabın ne sebeple adreste bulunmadığı tevsik edilmediği gibi (Teb.K.md.23/7) komşu imzasının ve imzadan imtina ettiğine dair bir şerh de bulunmamaktadır (Teb.K.md.23). Bu hali ile davalıya yapılan tebligat geçersizdir.
Bu durum hukuki dinlenilme hakkı (HMK.m.27) kapsamındaki savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatasıdır. O halde mahkemece davalı tarafa dava dilekçesi ve duruşma gününün usule uygun olarak tebliği ve gösterdiği takdirde delillerinin toplanması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek gerçekleşecek sonucuna göre karar vermek gerekirken; davalının yokluğunda hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/10149, K. 2013/3061, 11 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama