KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/10639 E., 2012/28675 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Sorgun 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 8.12.2011
- Numarası
- Esas no:2011/561 Karar no:2011/687
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı kadın tarafından; kocanın soyadını kullanma talebi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Hukukumuza ilk kez 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 12.5.1988 gün ve 3444 sayılı Yasa ile değiştirilen 134. maddesi ile girmiş bulunan "anlaşmalı boşanma" düzenlemesi; boşanmanın kolaylaştırılmasını böylece eşler arasında boşanma nedeni ile doğabilecek hukuki ve mali uyuşmazlıkların, eşlerin ve varsa ortak çocukların bu süreçten en az ektilenecekleri bir şekilde çözümlenmesini amaçlamıştır.
Anlaşmalı boşanmaya karar verebilmek için; tarafların boşanma konusu yanında, boşanmanın fer'i sonuçları olan nafaka, tazminat ve varsa çocuğun velayeti konusunda da anlaşmış olmaları zorunludur. Diğer yandan boşanmanın fer'i olmamakla birlikte; boşanma ile ortaya çıkacak boşanan kadının kişisel durumu (TMK.m.173) ile kişisel ve edinilmiş malvarlığının durumu konusunda yapılan bir anlaşma varsa boşanma ile birlikte bu anlaşma konularının da hüküm altına alınması mümkündür.
Yasal düzenlemenin getiriliş amacı gözönüne alındığında; tarafların anlaşmalı boşanma kapsamında, boşanmanın fer'i sonuçlarından olmayan hususların da hükme bağlanmasını istemeleri; fer'i olmayan talepler için ayrıca harç alınmaması ve bunların vekalet ücretine tabi tutulmamasını gerektirir.
Açıklanan nedenlerle; tarafların anlaşmalı boşanmaya esas mahkemece de tasdik edilen yazılı protokoldeki mevcut, davalı kadının boşanmadan sonra kocasının soyadını taşımasına izin verilmesine ilişkin Türk Medeni Kanununun 173/2. maddesine dayanan talebi hakkında, anlaşma doğrultusunda hüküm tesisi gerekirken yazılı gerekçe ile bu talep yönünden "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Anlaşmalı boşanma davalarında anlaşma kapsamında kalan bütün hususlar hakkında bir mutabakat ve bu mutabakata uygun bir hüküm varsa hükmün boşanma bölümünün kesinleştiğinden söz edilebilir. Değerli çoğunluğun anlaşmaya aykırı hüküm tesisine rağmen, hükmün boşanma bölümünün kesinleştiğini kabul etmesi anlaşmalı boşanma konusunda yer alan "anlaşma " kavramı ile bağdaşmamaktadır.Farklı düşünüyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/10639, K. 2012/28675, 29 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama