KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/11011 E., 2012/28293 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Serik 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 18.11.2011
- Numarası
- Esas no:2010/546 Karar no:2011/746
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, nafaka ve tazminat taleplerinin reddi ile müşterek çocuk için takdir edilen nafakanın miktarı yönünden, davacı-davalı koca tarafından ise; kusur belirlemesi, iştirak nafakası miktarı ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-davalı kocanın temyizinin harcı ve kaydı bulunmadığından incelenmesine yer olmadığına;
2-Davalı-davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Davacı-davalı kocanın boşanma davasının kabulüne karar verildiğine göre bu dosyadaki yapılan masrafların davalı-davacıya yüklenmesinin usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
b-Velayeti anneye verilen müşterek çocuk U.B.5.1.2011 doğumludur. Çocukla anne-baba arasında kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun üstün menfaati ve yararlarının ön planda tutulması gerekir. Çocuk ile baba arasında her yılın 1 Temmuz 31 Temmuz dönemi ve sömestr tatilinin ilk haftası kurulan kişisel ilişki süreleri çocuğun yaşı itibariyle, bedeni gelişmesini engelleyecek nitelikte olduğu gibi, her hafta kurulan kişisel ilişkide anneyi sürekli eve bağımlı hale getirerek ve velayet görevini gerektiği şekilde yerine getirmesine engel olacak niteliktedir. Bu durumda küçükle baba arasında kişisel ilişki kurulurken çocuğun yaşı da dikkate alınarak, yatılı olmayacak şekilde daha uygun düzenleme yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/11011, K. 2012/28293, 26 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama