KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/11106 E., 2012/30776 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Nazilli Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 21.2.2012
- Numarası
- Esas no:2010/220 Karar no:2012/118
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı kadın tarafından; kocanın davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve velayet yönüden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kadının velayetlere yönelik temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı-davacı kadının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece, tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilmek suretiyle her iki dava yönünden de boşanmaya karar verilmiş ise de; yapılan tahkikat ve toplanan delillerden; davacı-davalı kocanın eşinin hastalığının tedavisi sürecinde onunla ilgilenmediği, buna karşılık davalı-davacı kadına yüklenebilecek bir kusurlu davranışın da kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında ve boşanmaya neden olan olaylarda kusur tamamen davacı-davalı kocadadır. Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca açılan boşanma davasının kabul edilbilmesi için; davalının az da olsa kusurunun varlığının ve Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesindeki diğer koşulların gerçekleşmiş olması gereklidir.
Davalı-davacı kadına yüklenebilecek bir kusur kanıtlanamadığına göre; mahkemece davacı-davalı kocanın davasının kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi; tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesi gerekçe gösterilerek, davalı-davacı kadının maddi (TMK.m.174/1) ve manevi (TMK.m.174/2) tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi de doğru olmamış; bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/11106, K. 2012/30776, 18 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama