KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/11257 E., 2012/30957 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Ankara 7. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 01.03.2012
- Numarası
- Esas no:2011/1146 Karar no:2012/308
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı kadın tarafından, tazminat ve iştirak nafakası miktarı ile reddedilen yoksulluk nafakası talebi yönünden; davalı-karşı davacı koca tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kadının tüm, davalı-davacı kocanın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışıda kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı koca karşı davasında boşanma talebiyle birlikte kadın yararına bağımsız tedbir nafakası davasında hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılmasını da talep etmiştir.
Ankara 11. Aile Mahkemesinin 28.09.2009 tarihinde kesinleşen 14.11.2008 tarih 2007/1214 esas, 2008/1270 karar sayılı ilamıyla Türk Medeni Kanununun 197. maddesi uyarınca davacı-davalı kadın yararına davalı-davacı kocanın aylık 300 TL tedbir nafakası ödemesine karar ve davalı-davacı kocanın kaldırılmasını talep ettiği nafakanın bu ilama konu olduğu anlaşılmaktadır.
Karşı dava dilekçesiyle alınan başvurma harcı, dilekçedeki tüm bağımsız talepleri kapsadığından başvurma harcı alınması gerekmese de; tedbir nafakasının kaldırılması talebi yönünden nispi peşin harcın (Harçlar Kanunu md. (I) sayılı Tarife md. III-1/d) alınmadığı görülmektedir.
Bu durumda mahkemece; davalı-davacı kocaya hesaplanacak nispi harcı tamamlanması için süre verilmesi (Harçlar Kanunu md. 30-32); tamamlaması halinde bu taleple ilgili davanın esasına girilerek olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi; tamamlanmadığında ise aynı Kanunun 30. maddesinde gösterilen şekilde işlem yapılması gerekirken, bu hususların gözetilmemesi, usul ve yasaya aykırı olmuş (HMK md. 26), bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/11257, K. 2012/30957, 19 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama