KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/11527 E., 2012/31277 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Adana 6. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 15.12.2011
- Numarası
- Esas no:2010/184 Karar no:2011/1280
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki "karşılıklı boşanma" ve "nafaka" davalarının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı kadın tarafından; her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır.(HUMK md.254, HMK md.255). Dosyada davalı-karşılık davacı kadın tanıklarının olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli delil ve olgu da yoktur.
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerle; davacı-karşılık davalı kocanın eşine şiddet uyguladığı, hakaret ettiği ve önceki evliliğinden olma kızının evlilik birliğine müdahalesine sessiz kaldığı, buna karşılık davalı-karşılık davacı kadının ise güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, intihara teşebbüs ettiği, böylece evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda her iki tarafında kusurlu olduğu, davalı-karşılık davacı kadının davası yönünden de Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi koşullarının gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-karşılık davacı kadında dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre davalı-karşılık davacı kadının boşan davasının da kabulü ile boşanmaya karar verilmesi gerekirken, reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/11527, K. 2012/31277, 24 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama