KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/11740 E., 2012/31926 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Bilecik Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 13.03.2012
- Numarası
- Esas no:2011/12 Karar no:2012/187
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; taraflarca, kusur belirlemesi ve kendi tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı (koca)'nın temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı-davacı (kadın)'ın temyiz itirazlarına gelince;
Mahkeme, "taraflar arasında evlilik birliğinin devamı yönünde bir amacın bulunmadığını, her iki tarafın da kusurun diğer tarafta olduğunu ispata çalıştığını, sunulan delillerin kesin doğrular olarak kabulüne imkan olmadığını, toplanan delillerden bir tarafın ağır kusurlu olduğu yönünde kabule götürecek kanaat oluşmadığını" belirterek tarafları "eşit kusurlu" kabul etmiştir.
Oysa yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacı-davalı (koca)'nın eşine ve kayınvalidesine "... orospu..." diyerek hakaret ettiği, sürekli olarak eşini kılık kıyafetine müdahale ederek aşağıladığı ve kayınvalidesine "gel, ahlaksız kızını al" şeklinde sözler söylediği, davalı-davacı (kadın)'ın ise sık sık Ankara'da bulunan ailesinin yanına gelerek, evlilik birliğine ilişkin görevlerini ihmal ettiği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu olaylara göre, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davacı-davalı (koca)'nın kadına göre ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemenin sabit olan bu vakıalara karşın tarafları "eşit kusurlu" kabul etmesi ve buna bağlı olarak kadının tazminat isteklerini reddetmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/11740, K. 2012/31926, 27 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama