KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/1246 E., 2012/25640 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Afyonkarahisar Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 13.10.2011
- Numarası
- Esas no:2008/583 Karar no:2011/851
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki "Tapu Kütüğündeki Aile Konutu Şerhinin Kaldırılması" davası ve "Tasarruf Yetkisinin Sınırlandırılmasına" ilişkin karşı davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı tarafından her iki dava yönünden duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de.
6100 sayılı Hukuk Muhkameleri Kanununa 31.3.2011 tarihli 6217 sayılı Kanunun 30. maddesiyle ilave edilen Geçici 3. madde hükmü uyarınca, uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde; aile konutu şerhinin kaldırılması ve tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasına ilişkin verilen kararların Yargıtay’da duruşmalı inceleneceğine ilişkin hüküm bulunmadığından duruşma isteğinin reddine, evrak üzerinde inceleme yapılmasına karar verildi.
Evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kocanın, aile konutu şerihinin kaldırılması kararına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasına ilişkin karşı davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan mali bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde, eşlerden birinin istemi üzerine hakim, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir (TMK.md.199/1). Toplanan delillerden, davacı-davalı kadının ailenin ekonomik varlığının korunmasını gerektirecek şekilde hakkında icra takibi başlatılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunun 199. madde koşulları oluştuğu halde davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/1246, K. 2012/25640, 23 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama