KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/14192 E., 2013/1283 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Nevşehir Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 15.12.2011
- Numarası
- Esas no:2010/21 Karar no:2011/858
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (koca) tarafından, çocuk lehine hükmedilen nafaka yönünden; davalı (kadın) tarafından da, tazminatlar ve nafaka yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Türk Medeni Kanununun 169. maddesi gereğince, davalı eşin geçimine yönelik alınması gereken nafakaya ilişkin geçici önlem için, boşanma veya ayrılık davasının açılmış olması yeterli olup, kusursuz olmak şartı aranmamıştır. Kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın gerektirici sebebin bulunması halinde hakim re'sen dahi bu maddede sayılan tedbirleri olabilir (H.G.K'nun 02.11.2011 tarihli ve 2011/2-533 esas, 2011/670 karar sayılı kararı). Bu bakımdan davalının kusurlu olmasının önemi bulunmamaktadır. O halde, tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek Türk Medeni Kanununun 169. maddesi gereğince davalı yararına dava tarihinden geçerli olmak üzere uygun miktarda tedbir nafakası takdiri gerekirken, bu isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
3-Davalının, sadakat yükümlülüğüne (TMK md. 185/3) aykırı davrandığı sabit ise de, bir başka erkekle fiilen evliymiş gibi birlikte yaşaması gerçekleşmemiştir. Boşanmada kusuru daha ağır da değildir. Çalışmadığı, herhangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı da toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı yararına Türk Medeni Kanununun 175. maddesi uyarınca davacının mali gücü oranında uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, isteğin reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/14192, K. 2013/1283, 21 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama