KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/14623 E., 2012/31524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Gaziantep 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 15.09.2011
- Numarası
- Esas no:2009/1467 Karar no:2011/835
Karar Metni
250 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, boşanmaya davacı kocanın eşine göre daha fazla kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmiş ise de; yapılan tahkikat ve toplanan delillerden, davacı kocanın sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlarından sonra, tarafların barışıp Ukrayna Devletinde yaşamaya başladıkları, burada bir süre yaşadıktan sonra taraflar arasında yeniden geçimsizlik başladığı, davalı kadının kocasına hakaret etmesinden sonra da kocanın eşini Türkiye’ye gönderip bir daha eşi ve çocuğuyla ilgilenmeyerek birlik görevlerini yerine getirmekten kaçındığı anlaşılmaktadır.
Davacının barışmadan sonra da sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlarını sürdürdüğüne ilişkin tanık beyanı davalı kadından duyuma dayalı olup, bu konuda başkaca bir delil olmadığından; kusur belirlemesine esas alınması doğru değildir.
Bu durumda, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına ve boşanmayı gerektiren kusurlu davranışların; davacı koca yönünden "birlik görevlerini yerine getirmemesi", davalı kadın "kocasına hakaret etmesi"olayları olması karşısında; tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir.
Durum böyleyken, mahkemece davacı kocanın daha ağır kusurlu kabul edilmesi doğru olmadığı gibi gerçekleşen eşit kusurluluk durumunda da maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceği (TMK.md.174/1-2) halde; davalı kadının tazminat taleplerinin reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış; bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/14623, K. 2012/31524, 24 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama