KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/14883 E., 2012/31443 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 14. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 9.2.2012
- Numarası
- Esas no:2010/441 Karar no:2012/64
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından; maddi tazminat ve nafakaların miktarı ile manevi tazminat yönünden, davalı koca tarafından ise; kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası, maddi tazminat, velayet, manevi tazminat talebinin reddi ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapasmı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, ailesinin evliliğe müdahalesine sessiz kalan, eşine hakaret edip, fiziksel şiddet uygulayan, çocuğunu bıçakla öldüreceğim diye tehdit eden, davalı kocanın yanında, kocasının ailesini eve kabul etmeyen ve güven sarsıcı davranışlar içerisine giren davacı kadının da boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu olayların yıkıcı etkisi karşısında her iki taraf da kusurlu olmakla birlikte, davalı koca, kadına göre daha ziyade kusurludur.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı ve bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 TBK. md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/14883, K. 2012/31443, 24 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama