KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/16017 E., 2013/2375 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Darende Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 28.02.2012
- Numarası
- Esas no:2011/77 Karar no:2012/37
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava 29.06.2011 tarihinde ikame edilmiştir.
Tebligat Kanununun 20'inci ve 6099 sayılı Kanunla değişik 21'inci ve özellikle bu Kanunun uygulanmasına dair Yönetmeliğin 30'uncu maddesi uyarınca; adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiç biri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclis üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması,
imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Gösterilen koşul geçerlilik koşuludur. Olayda dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğine ilişkin mazbatada muhatabın adreste bulunmama sebebi tevsik edilmemiştir. (Teb.K. m.23/7) Bu haliyle davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliği geçersizdir.
Bu durum hukuki dinlenilme hakkını (HMK. m. 27) zedeleyen önemli bir usul hatasıdır.Davalının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 186. maddesi gereğince sözlü yargılama aşamasına çağrılarak yargılamaya devam edilmesi bu sebeple sonuç doğurmaz. Sözlü yargılama aşamasına geçilebilmesi için dava dilekçesinin usulüne uygun bir şekilde davalıya tebliği gerekir. Davalı sözlü yargılama aşamasında çağrılarak davadan haberdar olmuştur.
Gerçekleşen bu durum karşısında davalıdan delilleri sorulup, toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/16017, K. 2013/2375, 30 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama