KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/1637 E., 2012/6301 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2012
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma·3 bölüm
mAHKEMESİ :Dalaman Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :25.08.2009
NUMARASI
Esas no:2009/131 Karar no:2009/165
İHBAR EDEN
Dalaman Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, velisiz kalan küçüğün vesayet altına alınmasına karar verilmiş; hüküm, çocuk üzerindeki velayet hakkı kaldırılmış olan annesi tarafından temyiz edilmiş, temyiz eden daha sonra verdiği 15.11.2011 tarihli dilekçesiyle bu isteğinden feragat ettiğini bildirmiştir. Dava, velayet altında bulunmayan küçüğe vasi atanmasına ilişkin olduğuna göre, kamu düzeniyle ilgili ve hakimin re'sen harekete geçmesini gerektiren işlerden olduğundan temyiz talebinden feragat edilmiş olması sonuca etkili görülmeyerek, işin esası incelenmiştir.
Küçük Berk, 1.4.2011 doğumlu olup, anne ve babası 28.11.2005 tarihinde kesinleşen kararla boşanmış, boşanma kararıyla küçüğün velayeti annesine bırakılmış, daha sonra 6.5.2008 tarihinde açılan dava sonucunda, Dalaman Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin kararıyla velayet anneden kaldırılmış, bu kararda 8.6.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Böyle bir durumda çocuğun velisiz kaldığı doğrudur.
Ne var ki, küçüğün babası Ayhan tarafından Uşak Aile Mahkemesinde 25.08.2008 tarihinde " velayetin anneden alınarak kendisine verilmesi "talebiyle dava açıldığı, halen derdest olduğu görülmektedir. Aslolan ergin olmayan çocuğun velayet altında bulunmasıdır.
Velayeti alabilecek ebeveyn bulunduğuna ve bu yönde açılmış bir dava mevcut olduğuna göre, babanın açtığı velayete ilişkin davanın sonucu beklenmeli, neticesine göre, küçüğe vasi atanmasının gerekli olup olmadığına karar verilmelidir. Sözü edilen davanın neticesi beklenmeden vasi atanması yoluna gidilmesinde isabet görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/1637, K. 2012/6301, 19 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama