KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/16567 E., 2012/22670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Tufanbeyli Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 28.02.2011
- Numarası
- Esas no:2008/119 Karar no:2011/41
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı tarafından, bu davadan sonraki bir tarihte Antalya 4. Aile Mahkemesinde 2009/20 esasla açılan boşanma davasının, 29.5.2009 tarihinde işbu boşanma davasıyla birleştirilmesine karar verildiği, kararın aleyhine birleştirme kararı verilen tarafca süresinde temyiz edilmeyerek kesinleştiği görülmektedir.
Davalar ayrı mahkemelerde açılmış olmakla birlikte aralarındaki bağlantı nedeniyle birleştirme talebi, ikinci davanın açıldığı mahkeme önünde ilk itiraz olarak ileri sürülmesine ve bu mahkemece de ilk itirazın kabulü suretiyle davaların birleştirilmesine karar verilmiş bulunmasına göre, bu kararın kesinleşmesinden sonra, birinci davanın açıldığı mahkeme artık bununla bağlıdır. (HUMK. m.45/2).
Bunun sonucu olarak, ayırma kararı verilmediği sürece, ilk davanın açıldığı mahkeme birleştirilen dava hakkında da bir hüküm kurmak zorundadır. Bu dava ile ilgili hüküm vermekten kaçınamaz.
Mahkeme; nihai karardan önce Antalya'daki boşanma davasıyla ilgili 29.11.2010 tarihli onurumda bilgi istemiş, sözü edilen dava ile ilgili bilgi mahkemeye takip eden oturumda ulaşmış, bu suretle Antalya'daki davanın, önündeki dava ile birleştirmesine karar verildiğini nihai karardan önce tespit etmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; birleştirilen dosyayı mahkemesinden isteyip eldeki dosya içine almak, birleştirilen dava ile ilgili olarak da toplanan deliller çerçevesinde olumlu ya da olumsuz bir karar vermek olmalıdır. Bu yönde işlem yapılmaması ve birleştirilen dava hakkında bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı geretirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/16567, K. 2012/22670, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama