KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/16997 E., 2013/3219 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Bakırköy 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 03.05.2012
- Numarası
- Esas no:2010/302 Karar no:2012/422
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından iştirak ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı-davacı (kadın) tarafından kusur belirlemesi, manevi tazminat; katılma yoluyla ise nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-davacı kadına, davacı-davalı kocanın temyiz dilekçesi 12.06.2012 tarihinde tebliğ edilmiş davalı-davacı kadın ise 10 günlük süre geçtikten sonra 26.06.2012 tarihinde hükmü nafakaların miktarı yönünden de katılma yoluyla temyiz etmiştir. Davalı-davacının nafakaların miktarına yönelik temyiz talebinin süresinde olmadığından reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle dava ve karşı davanın Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi gereğince kabul edildiğinin, kararda Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesinin yazılmasının maddi hatadan kaynaklandığının ve mahallinde düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davacı-davalı kocanın eşine "dışarıda tay gibi kadınlar var senden iğreniyorum" diyerek aşağıladığı, güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, karısını ailesinden miras hakkını alması için zorladığı; davalı-davacının da eşine hakaret ettiği ve sık sık eşine küstüğü anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı kocanın daha ziyade kusurlu olduğu kabul edilmelidir. Hal böyle iken taraflar eşit kusurlu kabul edilip, davalı-davacı kadının manevi tazminat (TMK md. 174/2) isteminin reddi doğru görülmemiştir.
4-Müşterek çocuk 1997 doğumlu Ö.M.velayeti davalı-davacı anneye bırakıldığı halde, baba ile kişisel ilişkisinin düzenlenmemesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/16997, K. 2013/3219, 12 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama